kıskançlık kriziSeven kıskanır derler, demekle de yetinmezler. Dayatırlar. Kıskanmak sevginin işaretiymiş gibi. Kıskanmayan insan sevmiyormuş gibi… Seven insan kıskanır, düşüncesi toplumun dayatmasıdır. Kıskançlık sempatik gösterilir ancak ciddi bir kişilik problemidir. Sevgide ihtiyaç duyduğumuz güven ve huzur ortamını sarsan kıskançlık duygusu, gerçek sevginin işareti değil, yalnızca duyulan ihtiyacın belirtisidir. Özünde hastalıklı bir duygu olan kıskançlık ilişkileri hiçbir zaman olumlu yönde desteklemez.


Kıskançlık, mantıklı bir sevgi göstergesi değildir. Seni kıskanıyorum, o halde çok seviyorum ya da beni kıskanıyor, o halde beni seviyor… Böyle bir mantık yok.

Kıskançlığın sebebi özünde, özgüven eksikliğidir. Kişinin kendine duymadığı güven, karşı tarafa da yansır. Kendine güvenmeyen insan, kimseye güvenmez. Böylece, kıskançlık hayat bulur. Kaybetme korkusundan ziyade elde tutamama korkusudur temel neden.

Sevgilinin her hareketinden bir anlam çıkarmak, şüphe içinde yaşamak, özel eşyalarını karıştırmak, cep telefonunu kurcalamak, sosyal medya hesaplarının şifrelerini ele geçirmek kıskanç kişilerin başvurduğu birkaç özel alan ihlalidir. İlişkide oldukları insanlara saygısızlık yapan kıskanç kişiler, kendilerine de saygı duymamaktadır.

Kıskançlığın bir diğer tehlikeli dışa vurumu, sevgilinin geçmişini irdelemektir. Yaşanmışlıklarla yargılamak, geçmişe takılıp kalmak, yargılamak ve sindirememek ilişkiyi temelden sarsar. Birlikte olduğunuz kişiyi geçmişiyle yargılamayın. Geçmiş yerine birlikte yaşayacağınız geleceğe odaklanın. Birlikte olduğunuz kişinin geçmişi kadar kendi geçmişinizi de unutun. Geçmişte ne yaşamış olursanız olun, gelecekte aynı şeyleri yaşayacaksınız diye bir şey yok. Aldatılmış olabilirsiniz ancak, kıskanarak ihanetin önüne geçemezsin.

 
 
 

Ne Düşünüyorsunuz? Bize Yazın

 
 

Yorum Yazın

Mecburi

required