Hastalıkların tedavisinden, kişinin uyması gerekli kurallar, doktor tedavisine yakın bir önem taşır. Özellikle, eklem ve omurga kireçlenmeleriyle damar sertliklerinin geleceği, büyük oranda hastanın tutumuna ve davranışlarına bağlıdır. Zamanında alınacak tedbirler, hem tedavi ve hemde hastalığın ilerlemesi konusunda büyük yararlar sağlar.

Yaşam boyu sürecek şikayetlerin nedeni olabilecek eklem kireçlenmeleri konusunda, hastalığı tanımlamak ve kişinin alabileceği tedbirleri açıklamak amacıyla bu makale dizisini hazırlamış bulunuyoruz.

Söz edilen şikâyetlerin toplumun büyük bir bölümünü ilgilendirmesi, konunun daha önce yazdığımız kısa makalelere oranla daha kapsamlı olarak bir makalede toplanması gereğini düşündürdü.

İnsanlar yaratıldıkları günden beri hayvanlara etmediklerini bırakmamışlar! Sanki Tanrı hayvanları yalnız insanlar için yaratmış… Tüm hayvanlar, tüm varlıklarıyla hep insanların hizmetinde bulunmuşlar. İlk çağlarda, insanların kendilerini avlayıp karınlarını doyurmaya, postlarını sırtlarına geçirmeye başladıkları devirlerde, onlardan yılan, dünyaları zindan olan hayvancıklar, oturmuşlar, baş başa vermişler, bu işe bir çare düşünmüşler. Ne yapalım da şu insanların elinden kurtulalım demişler. Her biri birşeyler söylemiş, tartışmışlar, kararlar almışlar… Fakat hiç biri sonuç vermemiş. Hatta insanlar işi daha da ileri götürmüşler, özgürlüklerini ellerinden alıp, kendilerine köle bile yapmaya başlamışlar hayvancıkları. Başka yapacak bir şey kalmayınca, başlamışlar insanlara ilenmeye, beddualar etmeye! Onlara öyle dertler dilemişler ki, var oldukları sürece bu dertlerden kurtulamasınlar demişler. O zamanlar henüz çok şey bilmedikleri için, her biri kendileri için dayanılmaz, katlanılmaz ve çekilmez hallerin insanların da başına gelmesini istemişler. Domuz, hazımsızlıktan kurtulmasınlar; koyun, tüysüz kalsınlar; at, hep iki ayakları üzerinde yürüsünler demiş; ormanın bir başından öbür başına uçar gibi koşan ceylan da, eklemleri tutulsun, romatizmalarına çare bulamasınlar diye beddua etmiş!…
Devirler değişmiş, zaman geçmiş, insanlar gerçekten hem tüysüz kalmışlar, hem iki ayakları üzerinde yürümeye başlamışlar ve hem de mide barsak bozukluklarından kurtulamamışlar. Ama, ceylanın ahi pek büyük olmuş ki, yaşamı süresince dizlerinden, kalçasından veya bel ağrısından şikâyet etmeyen insan pek olmamış.

İlginizi Çekebilir:  Kansızlığı geçiren, kan yapan yiyecekler

Yıllar 40’ın ötesine atladı mı bir çokları dizlerinin eskisi kadar rahat bükülmediğinden, oturduğu yerden doğrulurken bellerini zor aldıklarından yakınmaya başlarlar. Ayakta biraz fazla duruldu mu, dizlerde, kalçada ve belde sinsi bir ağrı oluşur. Önceleri sadece oturup kalkarken, ayakta dikilirken duyulan, bir kaç adım atınca kaybolan bu ağrılar, sonraları havalar bozunca, gökte bulutlar belirip yağmur dökülünce de varlıklarını anımsatırlar. Dizlerim gene sızlamaya başladı, romatizmalarım azdı da derler bazıları. Başvurulan doktorlar dizlerinizde romatizma var, kalçalarınızda kireçlenme başlamış der, bir kaç ağrı ilacı yazıp geçiştirirler genellikle. Peki nedir bu kireçlenme? Doktorların bir çoğu hastaya açıklamazlar bunu.

Şikâyetlerin ortaya çıktığı yaşlar çok değişiktir. Genellikle 40’dan sonra başlarsa da, daha genç yaşlarda da yok denemez. Önceleri, hastanın ağrı şikayetlerinden başka bulgu yoktur. Röntgen filmleri de genellikle kayda değer bir şey göstermez. Ortada görünür bir sebep de bulunamaz. Doktor da bir açıklama yapmayınca, hasta ağrılarıyla baş başa kalır, kimse sahip çıkmaz ve önemsenmez. Oysa eklemlerdeki bu ağrılar, başlayan aşınma ve yıpranma olayının ilk habercileridir, yani KİREÇLENME BAŞLAMIŞTIR. Hastanın bunu bilmesi, en az doktorun yazacağı ağrı ilaçları kadar, hatta onlardan da önemlidir. Çünkü, alacağı tedbirler ve günlük yaşantısında yapacağı değişiklikler, hastalığının ve şikayetlerinin kaderini tayin edecektir. Bir şeker hastası nasıl yaşantısı boyunca beslenme yönünden bir takım kurallara uymak zorundaysa ve perhiz yapmadığı takdirde doktorun vereceği ilaçlar etkisiz kalacaksa, eklemlerinde kireçlenme olanlar da böyledir. Hasta yaşantısında bazı değişiklikler yapmak zorunluğundadır.

Sitemizdeki makalelerin amacı, eklem kireçlenmesinin ne olduğunu, eklem kireçlenmesinden ileri gelen şikâyetleri olanların uymaları gerekli kuralları açıklamaktır. Bu öğütleri tutarsanız, çok daha rahat bir ömür sürebileceğiniz gibi, belki de avuç dolusu hap yutmaktan ve iğnelerle kabalarının delik deşik olmasından kurtulabileceksiniz. Hatta, doktorlara ve ilaçlara verecekleri paraları da başka gereksinmeleri için harcayabileceksiniz.

İlginizi Çekebilir:  Selülit Neden Geçmez, Selüliti Geçiremiyoruz

Aşağıda eklem kireçlenmesiyle ilgili makaleleri ilginize sunuyoruz:


 

Etiket:

 
 

Ne Düşünüyorsunuz? Bize Yazın

 
 

Yorum Yazın

Mecburi

required


 
 
 
Önerilen Makaleler: Bakımlı Kadın Nasıl Olur? - Kocamı Kendime Nasıl Bağlarım? - Boy Uzatma Kürü - Margarinli Poğaça Tarifi - İğne Oyası Öğrenme Teknikleri - Yüzdeki Çiller Nasıl Gider? - Soğan Kürü İle Zayıflama - Papatya Yağı - Pirinç Suyu Maskesi - Chopard Wish Parfüm - Kuran-ı Kerim'de Geçen Kız İsimleri ve Anlamları - Dukan Diyeti Yorumlar - Ay Burcu - Türk Kahvesi Zayıflatır Mı? - Saç Neden Uzamaz? - Pirinç Suyu - Domates Maskesi - Fıstık Ezmesi Nasıl Yapılır? - Egzama Kesin Çözüm - Tarçın Saç Rengi - Yüze Limon Sürmek - Simit Yapımı - Pırasa Çorbası Nasıl Yapılır? - Dukan Diyeti Atak Evresi - Adet Söktürücü Soğan Suyu - Boyun Fıtığı Nedir? -